Eşlerden birinin ölüm ya da boşanma nedeniyle kaybı, kadın olsun erkek olsun kalan için kimi zaman üstesinden gelinmesi çok zor bir yaşantı olabilir. İnsanlar evlilik kurumu içinde eşlerine çoğu zaman fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanması için bağımlıdırlar ve zaman içinde bu ihtiyaçlar oldukça karmaşık hale gelir ve eşler birbirlerinin pek çok konuda en büyük destekçisi olurlar. Bu destek aniden ve istenmedik bir şekilde kayıp yoluyla kesildiğinde kalan eş için yeni yaşantıya uyum yapmak için oldukça aktif bir mücadele gerekir. Bu mücadelede diğer aile üyelerinin ve yakın arkadaş çevresinin desteği oldukça önemlidir.

Kalan eş fiziksel olarak hayat kaybetmiştir ancak henüz duyguları canlıdır ve ölen kişi ile kurulmuş olan bağlarından sıyrılmakta zorlanmaktadır. Bu durum kişiye çok fazla acı verebilir.  Çoğunlukla eşin kaybından sonra yalnızlık ve izolasyon en önemli problemlerden birisidir. Oysak ki bu dönemde yaştaki kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşma insanlarla olma ihtiyacı vardır. Kimi zaman ölen eşin yakınlarından özelikle ortak arkadaş grubundan kaçınma görülebilir. Bu tür durumlarda yaştaki kişi bu kaçınma davranışlarının gerçekten kaçınmayı sağladığı konuşulmalı ve diğerleriyle olan günlük ilişkilerini ve aktivitelerini koruma yönünde cesaretlendirilmelidir.

Bu dönemde verilebilecek olan bazı öneriler kişiye yardımcı olabilir. Kişinin kendisi için belirgin hedefler koyması, bunları uygulamaya geçmesi, yeni bir meşguliyet ve aktiviteyle uğraşması oldukça önemlidir. Bu dönemde kişiler hala kendilerini bir işe yarar ve kendi başlarına bir işi becerir olarak hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Genellikle bir eşin kaybının ardından bazı ekonomik zorlukların çıkması beklenebilir. Bu konuda yapılabileceklerin bir an önce yapılması ve konuyla ilgili belirsizliklerin öncelikle çözüme ulaştırılması gerekmektedir.

Yine bu dönemde bazı eşler tüm yaşantılarını değiştirme ve ortamdan kaçınma davranışı içine girebilirler, bu konuda kişilere davranışlarının aslında neye hizmet ettiğine ilişkin bilgilendirmeler verilip bu tür dönemlerde yanlış karar verme potansiyeli vurgulanmalı ve önemli hayat karalarının ertelenmesi konusunda kişiye yardımcı olunmalıdır.

Yas süreci içinde insanlar kendilerini kırılabilir ve çok incinmiş olarak değerlendirirler ve bazen de kendileri için başkalarından yardım istemeyi doğru bulmayabilirler. Bu durumdaki kişiler günlük aktivitelerine bir an önce dönmeyi ve başkalarının ihtiyaç duyduklarında yardım istemeye teşvik edilmeli ve ihtiyaç olduğunda ya da istendiğinde profesyonel yardımın da hazır olduğu bilgisi verilmelidir.

Ebeveynlerden birisinin kaybı sonucunda geride çocuğu ya da çocukları ile kalan ebeveynler için kimi zaman bu süreç üstesinden gelinemez olarak yaşanabilir. Böyle durumlarda sadece danışma amacıyla bile verilen profesyonel yardım önerisi çoğu zaman için koruyucu ve destekleyicidir.